Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3872 E. 2011/11162 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3872
KARAR NO : 2011/11162
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı, davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu 3.kişiye ait aracın hasarlandığını, zarar gören aracın kasko sigortası şirketine 4.000 TL hasar bedelinin ödendiğini, davalı aracının sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu belirterek 4.000 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiştir.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ZMSS sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 94. (1086 sayılı HUMK’nun 163.) maddesi hükmü uyarınca taraflardan birine kesin süre verilebilmesi için, kesin süre içerisinde yerine getirilmesi (ibrazı gereken belgenin) istenen hususun tarafça yerine getirilmesinin ya da ibrazının mümkün olması gerekir. Mahkemece, 26.3.2010 tarihli oturumda davacı … nezdinde düzenlenen davaya konu kazaya ilişkin hasar dosyasının, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilmesi veya masrafını karşılaması halinde davacı … şirketinden istenmesine karar verilmiş; davacı vekili gerekli müzekkere giderini yatırmış, sigorta şirketine bu konuda yazılan müzekkereye cevap verilmemiştir. Bunun üzerine 22.9.2010 tarihli oturumda, hasar dosyasının ibrazı için davacı vekiline diğer oturum tarihine (22.12.2010) kadar kesin mehil verilerek neticesinin anlatıldığı şeklinde ara kararı oluşturulmuş; 22.12.2010 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından kesin süre içinde hasar dosyası ibraz edilmediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı … şirketinde bulunan hasar dosyasının ibrazı, davacı … vekili tarafından bizzat yerine getirilmesi mümkün olmayan durumlardan olup, ara kararı gereğinin ifası, davacı vekilinin elinde olmadığından bu hususta kesin süre verilemez. Bu durumda mahkemece, masrafı davacı tarafça karşılanmak üzere ilgili hasar dosyasının yeniden davacı Ergo İsviçre Sigorta AŞ’den istenilmesi, müzekkerenin akıbetinin takip edilmesi ve işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; 6100 sayılı HMK’nun 94.maddesi (1086 sayılı HUMK’nun 163.maddesi) gereğince Hakim bir işlemin belli bir sürede yapılması için taraflara kesin mehil verebilir. Ancak bu durumda kesin süre verilen taraftan, bu süre içinde yapılması gereken işlemin ve yükümlülüklerinin hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık biçimde belirtilmesi ve kesin süreye uyulmaması halinde yaptırımının da (hukuki sonucunun) aynı kararda açıkça gösterilmesi gerekir. Somut olayda mahkemece “kesin mehilin neticesi anlatıldığı” şeklinde ara kararı kurulmuş olup, kesin süreye uyulmaması halinde hukuki sonucunun ne olduğu hususu açıkça gösterilmediğinden, usule uygun bulunmayan kesin süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı Ergo İsviçre Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.