Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3873 E. 2011/11403 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3873
KARAR NO : 2011/11403
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar … Filo Oto . AŞ ve Birlik Sigorta AŞ vekilince istenmiş, davalı … . AŞ vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.11.2011 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı … . AŞ ve Avukat … Hayta geldi. Diğer davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … . AŞ vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın davacı idaresinde bulunan araca çarpması nedeniyle davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 600 TL. maddi, tazminatın sigorta şirketine ihbar tarihinden ticari faizi ile davalılardan tahsilini, 7.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar … Filo Oto . A.Ş. ve davalı …’den tahsilini talep etmiş ıslah dilekçesi ile 20.424,98 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili,davacıya 8.160 TL. ödeme yapıldığını davanın reddini savunmuştur.
Davalı … . A.Ş. vekili müvekkili şirketin yeni alınan araçları uzun süreli kiralama işi yaptığını işleten olmadıklarını davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 20.424,98 TL. maddi, tazminatın davalılardan tahsiline, 5.000 TL. manevi tazminatın davalılar … Filo Oto . A.Ş. ve davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … . A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı Birlik Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Diğer davalı … . A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekilinin davalı … . A.Ş. hakkında 2.12.2010 tarihli duruşmada beyanda bulunduğundan bu beyanı açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Dava dilekçesinde kazaya neden olan araç plakasının … olduğu belirtilerek dava açılmış ,yargılama aşamasında ihbar edilen şirketin dilekçesi ile kazaya karışan asıl aracın … plakalı araç olduğu anlaşılmıştır.Davalı … . A.Ş. aracın … plakalı araç olduğunu temyiz aşamasında öğrenmiş, temyiz dilekçesi ekinde belirtilen araca ait kira sözleşmesini sunarak aracı uzun süreli kiralama sözleşmesi ile kiraladıklarını, işleten sıfatı bulunmadığını belirtmiştir.
2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre, trafik kaydı “işletenin” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde ( kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarakda, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktirinde, gerekse Yargıtay’ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde,
kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Mahkemece davalı tarafından sunulan kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, ibraz edilen sözleşme yükümlülüklerinin kim tarafından yerine getirildiği,gerektiğinde işleten ve kiracının varsa ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat, cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işleten sıfatının olup olmadığı hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu davalı yönünden ONANMASINA, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … . A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA ve 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı … . AŞ’ne verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 910,19 TL kalan harcın temyiz eden davalı … şirketinden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … . AŞ’ne geri verilmesine 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.