Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3906 E. 2011/9189 K. 14.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3906
KARAR NO : 2011/9189
KARAR TARİHİ : 14.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kahramanmaraş 4. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4977 Takip sayılı dosyasında yapılan 19.06.2008 ve 30.06.2008 günlü hacizlere konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin yapılmasından çok uzun süre sonra açılan davanın süre aşımından reddi gerektiğini, haciz adresindeki iş yerinin borçluya ait olduğunu, üçüncü kişinin sunduğu vergi levhasının istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin takibe dayanak senetlerde de gösterilen takip adresinde yapıldığı, ödeme emrinin burada tebliğ edildiği, sunulan vergi levhasının istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, aynı takip dosyasında yapılan iki ayrı hacze yönelik üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
19.06.2008 günlü hacizde borçlu ve vekili üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunmuş, böylece İİK’nun 96. maddesindeki 7 günlük yasal hak düşürücü süre kesilmiştir. Aynı madde kapsamında prosedür işletilmediği ve takibin devamı kararı alınıp davacı ya da vekiline tebliğ edilmediğine göre bu hacze yönelik davanın süresinde kabulünde ve toplanan delillere göre de esastan reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ne var ki 30.06.2008 günlü ek haciz işlemi sırasında üçüncü kişi ya da borçlu hazır değildir ve 7 günlük hak düşürücü seriyi kesen bir işlem de yapılmamıştır. Davacının kendisi adına kayıtlı iş yerinde yapılan hacizden aylar sonra haberdar olduğunu ileri sürmesi genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmamaktadır. Bu nedenle ikinci hacizle ilgili davanın süre aşımından reddi gerekirken yazılı biçimde esastan reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki verilen red kararı sonucu itibarı ile doğru olduğundan bu husus tek başına bozma nedeni yapılmamıştır.
19.06.2008 günlü hacze yönelik istihkak iddiasına ilişkin dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, 30.06.2008 günlü hacze yönelik istihkak iddiasına ilişkinse sonucu itibarı ile doğru olması nedeni ile davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 14.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.