Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5186 E. 2011/12599 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5186
KARAR NO : 2011/12599
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalı …’a ait tamirhaneye bırakıldığını, tamirhane çalışanı …’in aracı sigortalının rızası dışında alarak kaza yaptığını araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek 8.999 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili aracın sigortalı tarafından …’a verildiğini, TTK. 1278. maddesi gereğince davalının sigortalıdan ayrı değerlendirilemeyeceğini, davalıların sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden aracın kullanılmak üzere bu davalıya teslim edildiği ve kaza yaptığının kabulü ile 8.999 TL. tazminatın …’den tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemiz tarafından davalı …’ın, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin dışında kabul edilemeyeceği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına veya uyulmamasına ilişkin herhangi bir karar verilmeden Yargıtay bozma ilamı konusunda hukukçu bilirkişiden rapor alınmış, yapılan yargılama sonunda Yargıtay bozma ilamına esas yönünden uyulmamasına, faiz yönünden uyulmasına karar verilerek, Adem yönünden karar
verilmesine yer olmadığına, 8.999 TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin bozma ilamına kısmen uyulmamasına dair karar vermiş olması nedeniyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, mahkeme kararının bozma ilamından esinlenilerek toplanan yeni delile dayanılarak oluşturulan ve kısmen de bozma ilamına uyularak oluşturulan yeni hüküm olduğundan temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
Dava, TTK. 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosyada bulunan deliller ve sigortalının beyanına göre davacının sigortalısının arkadaşı olduğunu belirttiği davalı …’e aracını kullanması için rızası ile verdiği anlaşılmıştır. Sigortalı ile davalı arasında Borçlar Kanunu 299. devamı maddelerinde düzenlenen ariyet sözleşmesi oluşmuştur. Ariyet veren durumundaki dava dışı sigortalının, aracı davalı …’e kendi rızası ve muvafakatiyle verdiği sabittir.
Türk Ticaret Kanunu’nun “Sigorta Ettirenle Sigortadan Faydalanan Kimsenin Kusuru” başlıklı 1278. maddesi, “Mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiç bir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aksi mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz.” hükmünü taşımaktadır.
Somut olay bakımından değerlendirildiğinde; bu hüküm, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından kaynaklanmamış olması şartıyla; sigorta ettirenin veya sigortadan faydalananın veya eylemlerinden bu ikisinin hukuken sorumlu olduğu kişilerin kusurlarından doğan hasarların da sigortacı tarafından tazmin edileceğini öngörmekte; ancak, tarafların bunun tersini öngören sözleşme yapabileceklerini belirtmektedir. Dava dışı sigortalı ile davacı … şirketi arasındaki sözleşmede, tersine bir hüküm bulunmadığı çekişmesizdir.(HGK 2008/17-299 E, 2008/302K)
Ayrıca “Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının “Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5-6. maddesi de, sadece, sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından taşıta kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararları teminat dışında tutmuştur. Davacı … şirketi, sigortalısına ödeme yaparken bu hususa ilişkin bir iddiada bulunmamış, sigortalısına hasar bedelini ödemiştir.
Bu hale göre, dava dışı sigortalının geçici bir süreyle kullanıp iade etmek üzere davalı …’e verdiği aracın … idaresinde bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında hasar gördüğü, Türk Ticaret Kanunu’nun 1278. maddesi gereğince sigorta şirketinin, sigortalanan araçta oluşan hasar nedeniyle, dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatını dava dışı sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu davalı …’e rücu etmesine hukuken olanak bulunmadığından davanın davalı … yönünden reddi gerekirken mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak davalı …’in hasar bedelinden sorumlu olduğuna dair verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.