YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/586
KARAR NO : 2011/3565
KARAR TARİHİ : 18.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.Kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlular aleyhine Bozüyük 1.İcra Müdürlüğünün 2008/1867 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte, 18.9.2008 tarihinde uygulanan haciz işleminde borçlular ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) cevap vermemiştir.
Mahkemece; haciz işleminin borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği takip adresinde yapıldığı, hacizde borçlu şirket yetkilisi ve aynı zamanda müteselsil borçlu olan kişinin hazır bulunduğu, bu kişinin her iki şirketin de ortağı/yetkilisi olduğu, adreslerin aynı olduğu ve mahcuzların borçlu şirkete ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddi ile davacı 3.kişi şirketin takibe konu alacağın % 40’ı oranında tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama-
Sına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacı 3.kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İİK.nun 97/3.maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince, mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar verilmiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, İİK.nun 97/13. maddesinde öngörüldüğü şekilde, bu dava nedeniyle takibin ertelendiğine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır.Bu durumda, bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden ve İİK.nun 97/13. maddesi koşulları davalı (alacaklı) yararına oluşmadığından, alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne Var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Öte yandan kabule göre ise; hükmedilecek tazminatın matrahını belirlerken takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değerin esas alınması gerekirken, mahcuzların değeri belirlenmeden takip konusu alacak miktarının tazminat matrahı olarak esas alınması da hatalı olmuştur.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bette açıklanan nedenlerle,
diğer temyiz itrazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının davacı 3.kişi şirketin tazminata mahkumiyetine ilişkin olan (2) nolu bendinin tümüyle hükümden çıkarılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 18.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.