Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7188 E. 2012/6350 K. 18.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7188
KARAR NO : 2012/6350
KARAR TARİHİ : 18.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin yaralandığını, dava dışı özel hastaneye 72.429,02 TL tedavi gideri ödediğini, ödediği bu miktarın tahsili amacıyla Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2009/20746 sayılı takip dosyasıyla başlattıkları takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusurunu kabul etmediğini, ödendiği iddia edilen faturanın bir kısmının davacı tarafça ödenmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2009/20746 numaralı dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptaline, 72.429 TL’nin takip tarihinden itibaren işleyecek %19 oranını geçmeyecek şekilde ve değişen oranlarda avans faiziyle tahsili için icra takibinin devamına, %40 oranında hesaplanan 28.971,60 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tedavi gideri istemine ilişkindir.
Yasa Koyucu tarafından, trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı %50’sine kadar artırmaya veya eksiltmeye yetkilidir…” hükmü getirilmiştir.
6111 Sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile de; “Bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık
hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer..” hükmü öngörülmüştür.
Yukarıda anılan, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinin açık lafzından da anlaşıldığı üzere, yapılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak, maddenin devamında ve geçici 1. maddede düzenlenen “aktarım”ın gerçekleşmesi koşuluyla da, hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erecektir. Kazazedelerin, bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının tedavi teminatları kapsamında, yine sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından karşılanmaya devam edecektir.
Somut olayda; mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın tamamı hastanede gerçekleşen tedavi harcamalarına yöneliktir. Hal böyle iken, mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, 6111 Sayılı Yasanın 59. ve Geçici 1. maddelerinde belirtilen tutarların davalı … tarafından aktarılıp aktarılmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozma sebebidir.
3-Davacı tarafça dosyaya sunulan 02.10.2009 tarihli, 72.429,02 TL bedelli faturaya istinaden, davacı tarafça dava dışı hastaneye ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bu ödemenin miktarının ne kadar olduğu dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Mahkemece, davalı vekilinin itirazları doğrultusunda, söz konusu faturaya istinaden kim tarafından, hangi tarihlerde ve ne miktarlarda ödeme yapıldığı hususlarının, ilgili kurumla yazışma yapmak suretiyle tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
4-Mahkemenin hükme esas aldığı Av…. tarafından tanzim edilen 23.09.2010 tarihli bilirkişi raporunda, 02.10.2009 tarihli fatura içeriğine ve dosyaya uygunluğuna hiç değinilmemiş olup, rapor bu haliyle hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, tıp alanında uzman bir bilirkişiden, dosyada mevcut hastane evrakları, davacının gördüğü tedavi ve yaralanmasının mahiyeti ile dosyada mevcut fatura tutarı ile ayrıntılı fatura dökümünde yer alan tedaviye yönelik uygulama, ilaç ve tıbbi malzemelerin uyumlu ve uygun olup olmadığı hususlarında, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporu aldırarak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan yetersiz bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
5-Mahkemece, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, alacağın %40’ı tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda (4) numaralı bentte de açıklandığı üzere, faturada yer alan miktar, herhangi bir incelemeye gerek kalmaksızın davacının tamamının rücuen tahsilini talep edebileceği ve davalının ödemekle yükümlü olduğu miktar değildir. Sunulan fatura ve ayrıntılı dökümünün, davacının yaralanmasına ve uygulanan tedaviye uygunluğu mahkemece bilirkişi marifetiyle araştırılacak ve tespit edilecek miktara hükmedilecektir. Tespit edilen miktar, sunulan faturadaki miktarla aynı olabileceği gibi, bunun altında ya da üstünde de olabilir. Bu durumda, alacağın likit olduğundan bahsedebilmek ve dolayısıyla icra inkar tazminatına hükmedebilmek mümkün değildir. Hal böyle iken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.