YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7425
KARAR NO : 2012/1889
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satışın muvazaalı olarak takibi sonuçsuz bırakmak amacıyla yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava dilekçesi, öncelikle … adresine, daha sonra borçlu …’in adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki …adresine 2 defa tebliğe çıkarılmış, son olarak mahkemece düzenlenen tebligat belgesine tebligatın yapılacağı yerin adrese kayıt sistemindeki adres olduğu şerh düşülmesine rağmen tebliğ memuru tarafından gereken işlemler yapılmadan evrakın iade edilmesi üzerine 24/03/2011 tarihli duruşmada tebligat işleminin yapılmamasına rağmen izlenmesi gereken yol ile fiili durum arasında fazla bir farkın bulunmadığı gerekçesiyle tebligatın usulüne uygun kabul edilmesine karar verilerek davanın esası hakkında hüküm verilmiş ise de, dava dilekçesi ile gerekçeli kararın davalıya usulünce tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Zira, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre, tebligat yapılacak adres Muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi ise, tebliğ memuru-
nun tebligat evrakını aynı bentte sayılan görevlilerden birine teslim ederek tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırması gerekir. Amir yasa hükmündeki izlenecek bu usulün tebliğ memuru tarafından değiştirilmesi söz konusu olamayacağı gibi, usulsüz tebligatın da mahkemece usulüne uygun olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda davalı …’e yapılan tebligat, anılan yasanın 21/2 maddesine aykırıdır. Bu usulsüzlük davalının savunma hakkını etkiler nitelikte bulunduğu gibi dava konusu taşınmazı devralan davalı … ile takip borçlusu … arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle yukarıda anılan maddedeki prosedürün uygulanarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden, karar adı geçen davalı yararına bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 20.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.