Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1926 E. 2012/3773 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1926
KARAR NO : 2012/3773
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, dosaya sunulmuş aciz belgesi ve dosya kapsamına göre borçlunun aciz halinin gerçekleştiğinin kabulü ile toplanan delillere göre hüküm kurulması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tüm satışlarda bedeller arasında fahiş fark bulunduğu, satışların kısa aralıklarla yapılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve taşınmaz üzerindeki evde halen borçlunun Oturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda dava konusu edilen taşınmaz davalı borçlu tarafından davalı …’e ondan davalı …’e ondan davalı …’e son olarak da bu davalı tarafından temyiz eden …’ya satılmıştır. Mahkemece, bedel farkının bulunduğu ve taşınmazın sık aralıklarla el değiştirdiği gerekçesi ile tüm
davalılar açısından davanın kabulüne karar verilmiş ise de yalnızca bedel farkı, taşınmaz borçludan satın almayan son malik açısından başka delillerle desteklenmediği sürece iptal nedeni olarak kabul edilemez. Kaldı ki son satış ile önceki satış arasında da 9 ayı aşkın bir süre olup kısa aralıklı bir satış sayılamaz. Hal böyle olunca az yukarıda belirtildiği şekilde davanın bedele dönüştürülmesi ve 3. kişilerin ne miktarda sorumlu oldukları açıklanmak suretiyle hüküm kurulması yerine yazılı şekilde davanın tümden kabul edilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 28.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.