YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7534
KARAR NO : 2012/1984
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … şirketine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalıya ait mazgala çarparak hasarlandığını belirtip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen 3.764, 00 TL’nin 27/09/2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, göreve, husumete ve hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme tüm dosya kapsamına göre şehir içi ulaşım yollarının yapım, bakımı, onarımı ve yolların seyrü sefere açık tutulması hususundaki görev ve sorumluluğun belediyelere ait olduğu, şayet bir hasar meydana gelmiş ise bu hasarın belediyenin hizmet kusurundan kaynaklandığının kabulünün gerekeceği, belediyenin hizmet kusurundan dolayı meydana gelen tazminat talebinin ise idari yargıda açılacak dava ile istenebileceği ve bu haliyle mahkemenin davaya bakmakta görevsiz olduğu anlaşılarak dava dilekçesinin mahkemenin görevsiz bulunması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.TTK.’nun l8. maddesinde; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan
teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın l2/ll. maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
Davalı İSKİ’nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da, bu kurumun Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da, 2560 sayılı Kanuna tabi olan …’nin gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK.’nun l8/l. maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK.’nun 3. maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini, YHGK.nun 2l.09.l983 gün ve Esas l980/ll – 272l Karar, l983/823 ve YHGK.nun 29.ll.l995 gün Esas l995/ll – 647 Karar l995/l043, 03.10.2007 gün ve 2007/4-597 Esas- 2007/694 Karar sayılı kararlarında benimsenmiştir.
Ayrıca, İSKİ’nin abonelerinden kullanma suyu ve atık sular için talep ettiği bedel konusunda çıkan uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu benimsenmişken (Yargıtay HGK. l6.l0.l996 gün Esas l996/l3-346, Karar l996/699 sayılı kararı), aynı kurumun şahıslara karşı haksız eyleminden dolayı idari yargının görevli olduğunu söylemek, 2560 sayılı Yasanın uygulanmasında çelişki yaratacağından benimsenmesi de mümkün değildir.
Bu durumda, tacir olan … Genel Müdürlüğü ve davacı arasında haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi, taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … şirketine geri verilmesine 22.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.