Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6587 E. 2012/1392 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6587
KARAR NO : 2012/1392
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Ahmet’in adına kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişi marifetiyle belirlenen değeri arasında fahiş fark bulunduğu, ayrıca davalı …’in borçlu Ahmet’in damadı olduğu, borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğu ve satışın iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve dava konusu edilen 3 taşınmazdan birinin borcu karşılaması nedeni ile 2 taşınmaz yönünden kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’in borçlu …’in damadı olmasına İİK’nın 278/III-1 bendinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine buna ilaveten davalı …’in, kayınbabası olan borçlu Ahmet’in alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava İİK’nın 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İptal davasının sonuçları İİK’nın 283. maddesinde düzenlenmiştir. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmaz ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. Somut olayda, davacının… köyü, 4534 sayılı parsel üzerinde yapılı binanın zemin kat 1 nolu, 1. kat 2 nolu ve 2. kat 3 nolu taşınmazlar yönünden tasarrufun iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece tasarrufların iptale tabi olduğunun değerlendirilmesi bakımından İİK 283. maddesi gereğince dava konusu tüm taşınmazlar yönünden davacı alacaklının takibe konu alacağı ve ferileri ile sınırlı olarak tasarrufun iptali yönünde karar verilmesi gerekirken yalnızca dava konusu … köyü 4534 sayılı parsel üzerinde yapılı binanın zemin kat 1 numaralı dükkan yönünden tasarrufun iptaline karar verilerek, davaya konu edilen diğer iki taşınmaz yönünden iptal edilen tasarrufun alacağa yeter olduğundan bahisle reddi yönünde değerlendirme yapılması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.171,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’ten alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.