Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7863 E. 2011/12436 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7863
KARAR NO : 2011/12436
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ :… 1.İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın süre yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine yürütülen takipte, Pendik 1.İcra Müdürlüğünün 2009/948 Tal. sayılı dosyasından uygulanan 02.3.2009 tarihli haciz işleminde, müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, mahcuzların Finansal Kira Sözleşmesine konu mallar olduğunu ve kira bedelleri ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, bilahare, yargılama sırasında mahcuzların ihale ile satılmış olması nedeniyle, davalarını istirdat davasına dönüştürdüklerini, mahcuzların değeri kadar tazminata karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın süre ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacı 3.kişi tarafından hacizden ve satıştan haberdar olunarak ihalenin feshi davası açılmasına karşın, istihkak davasının yasal yedi günlük süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu mahcuzlar 02.3.2009 tarihinde borçlu adresinde haczedilmiş, 17.6.2009 tarihinde de muhafaza işlemi için aynı adrese gidilmiştir. Borçlu şirket yetkilisi icra müdürlüğüne verdiği 25.6.2009 tarihli dilekçe ile davacı 3.kişi yararına (İİK.nun 96/1.maddesi) istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekili 3.kişi yararına yapılan istihkak iddiasına karşı çıkmıştır. İstihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir.Bu durumda, icra müdürlüğünce İİK.nun 97/1.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olmayacağından, 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar açabilir. Prosedür işletilmişse, mercii hakimliğince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir. (İİK.nun 97/6.maddesi) Somut olayda; prosedür işletilmiş, dosya icra hakimliğine gönderilmiş ve takibin devamına ilişkin olarak verilen 16.7.2009 tarihli karar davacı 3.kişiye 25.5.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, eldeki davalar ise yasal 7 günlük süresi içinde 25.5.2010 ve 26.5.2010 tarihlerinde açılmıştır.
O halde, mahkemece süresinde açılan davanın esasının incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süreden red kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.