YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8324
KARAR NO : 2012/6663
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasadan kaynaklanan itirazın kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı borçlunun vergi borcundan ötürü haciz bildirisi tebliğ edilen … Bankası A.Ş. tarafından süresi içerisinde itiraz edilmiş ise de yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı şirket ile dava dışı vergi borçlusunun defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, ancak haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarihte davalının dava dışı vergi borçlusuna her hangi bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6183 sayılı Yasanın “üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi” başlıklı 79. maddesi uyarınca davalıya tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içerisinde itiraz üzerine 79/VI. fıkrası gereğince itirazın yerinde olmadığının ispatı için açılan davada haciz bildirisinin tebliği tarihi itibariyle davalının dava dışı vergi borçlusuna borcunun bulunmadığının belirlenmiş olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hak-
kında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması nazara alınmadan davacı ve davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir.
Nevar ki, anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 numaralı bend içeriğinin tamamen çıkarılarak yerine “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde, 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 1.100,00.- TL vekalet ücretine hükmedilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA 23.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.