Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/891 E. 2011/7235 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/891
KARAR NO : 2011/7235
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının zararı karşılamadığını belirterek 16.662 TL hasar bedeli, 3.000 TL değer kaybı ve 1.750 TL kazanç kaybının kaza tarihinden işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini bu nedenle hasarın teminat kapsamında kalmadığını, değer kaybı ve kazanç kaybı zararlarınında teminat dışında ve hasarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.543,50 TL tazminatın 27.6.2009 temerrüt tarihinden işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde aracın 35 gün tamirde kaldığını bu süre içinde başka bir araç kiralanabilmesi için 1.750 TL harcama yapılması gerektiğini belirterek 1.750 TL araç mahrumiyeti zararını da talep etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinde, sigortalıya konaklama ve lehdarın
2011/891
2011/7235
geri gönderilmesi hizmetlerinden yararlanmamış olmak ve … Sigorta Yardım’a müracaat etmek ön koşulu ile … Sigorta Yardımın onayı ile poliçe vadesi süresince vaka başına maksimum 7 gün ve bütün bir yıl boyunca maksimum 14 gün, sürücü veya sigortalı araçta seyahat eden, yol ücreti ödemeyen yolculara kiralık araç temin edileceği, kiralık araç talep eden sürücünün asgari 1 yıllık sürücü belgesine sahip olması ve sürücünün kiralık araç firmasına kredi kartı numarasını vermesi gerektiği, kiralık araç kategorisinin … Sigorta Yardım tarafından belirleneceği, sigortalının kiralık araç, kiralık araç bürosundan bizzat alması gerektiği, aracı kaza yerine isteyen sigortalının getirilme masraflarını karşılamak zorunda olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın 35 günde tamir edilebileceği tesbit edilmesine rağmen poliçede öngörülen kiralık araç hizmetinden yararlanma koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece, poliçede düzenlenen kiralık araç hizmeti şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin, davacının bu hizmetten yararlanıp yararlanmayacağının, şartların mevcudiyeti halinde talep edebileceği araç kiralama bedelinin tesbiti hususlarında bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde bu talep yönünden inceleme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; kasko sigortasına dayalı tazminat davaları, sözleşmeden kaynaklanan tazminat davaları niteliğinde olduğundan temerrüde ilişkin sözleşme hükümleri mevcutsa yasanın emredici nitelikteki hükümlerine aykırı düşmedikçe öncelikle bu hükümler uygulanmalıdır. Zarar miktarı konusunda taraflar anlaşırlarsa alacak o tarihte muaccel hale gelir ve BK’nun 101.maddesi gereğince ilke olarak alacaklının ihtarı ile sigortacı temerrüt haline düşer.
Kural bu olmakla birlikte, şayet sigortacı rizikonun, teminat kapsamına girmediğini savunarak, tazminat ödemekten kaçınmış ve bu sebeple sigorta ettiren veya lehtarı dava açmak zorunda kalmış ise, böyle bir durumda temerrüt başlangıcı konusunda sözleşme hükümlerinin dikkate alınmaması, sorunun BK’nun 101/2.maddesi uyarınca çözümlenmesi gerektiğinden TTK’nun 1292/1 ve BK’nun 101/2.maddeleri uyarınca sigortacıya rizikonun ihbarı ile alacağın muaccel olacağının kabulü gerekmektedir.
2011/891
2011/7235
Somut olayda ekspertiz raporuna göre davacı 11.6.2009 tarihinde, davalıya ihbarda bulunmuş olup, davalı şirket davacıya 8.9.2009 tarihli cevabi yazıda hasarın teminat dışında kaldığını, tazminatın ödenmeyeceğini bildirmiştir. Bu durumda 11.6.2009 ihbar tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde 27.6.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli olmadığı gibi talep edilmesine rağmen davacı tarafça Adana 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/308 Değişik iş sayılı dosyasında yapılan tesbit giderlerinin, yargılama giderlerine dahil edilerek davanın kabulü oranında davalı taraftan tahsiline karar verilmemesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı … Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 648,00 TL kalan harcın temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.