Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1121 E. 2012/6925 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1121
KARAR NO : 2012/6925
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, davalı … şirketinin başvuruya rağmen hasar bedelini ödemediğini, hasar bedelinin tahsili için davalıya yönelik başlattıkları icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın poliçenin onaylandığı tarihten iki gün önce gerçekleştiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kazanın, poliçenin tanzim edilerek ilk prim bedelinin ödendiği tarihten iki gün önce gerçekleştiği, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı-alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olması da şarttır. Bir başka deyişle kötüniyetli olmayan veya kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, kasko sigortası poliçesi kazadan sonra 19.03.2007 tarihinde tanzim edilmişse de, poliçede, teminatın başlangıç tarihi kaza tarihinden önceki 10.03.2007 olarak belirtilmiştir. Bu durumda, davacının kazanın teminat kapsamında olduğu iddiası ile icra takibi başlatmasında kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 4. bendindeki “Davacının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan asıl alacak miktarı olan 25.001 TL’nin %40 oranındaki kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak, davalılardan … Sigorta A.Ş.’ne verilmesine” tümcesinin hükümden çıkarılarak, yerine “Davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 28.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.