Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11870 E. 2013/7635 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11870
KARAR NO : 2013/7635
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 22.06.2010 tarihinde müvekkilinin kullandığı motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, sakat kaldığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek 10.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve toplam 50.649,39 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalı …, yargılamaya katılmamıştır.
Diğer davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davalı sürücünün tam kusurlu olduğu benimsenerek “…davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, 50.649,39 TL sürekli iş göremezlik zararının davalılar … ve …’un tazminatın tamamından, olay tarihi olan 22.06.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak, davalı … AŞ’nin tazminatın (10.000,00 TL lık kısmından dava tarihinden
itibaren 40.649,39 TL lik kısmından ıslah tarihi olan 17.04.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine…” karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Trafik kazası, 22.06.2010 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı, bu trafik kazası sonucu ağır derecede yaralanmıştır. Mahkemece, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının % 31,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirlenmiş ve davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda maneviahuzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatınmtutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Borçlar Kanunu 47. maddede belirlenen ilkeler karşısında, davacının yaralanma derecesi, yaşı, olayın oluş şekli, özellikleri, olay tarihi, kusur durumu ile tarafların ekonomik-sosyal durumları ve paranın satın alma gücüne göre davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha
yüksek miktarda bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçelerle daha alt seviyede bir miktara karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.