YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12037
KARAR NO : 2012/10906
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
…
…
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün 2012/3473 sayılı takip dosyasından 15.3.2012 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkili tarafından dava dışı 3. kişiden kiralandığını müvekkilinin kiralanan bu mallar ile ekonomik faaliyetini yürüttüğünü ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının mülkiyet hakkına dayanmadığını bu nedenle istihkak davası açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istihkak davasının haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde açılması gerektiği, davanın bu süre geçirildikten sonra açıldığı gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir,
İcra mahkemesince, haciz 3. kişinin huzurunda yapılmamış olmasına karşın istihkak davasının haciz tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle süre yönünden reddine karar verilmiş ise de davacı 3. kişinin 15.3.2012 tarihli hacizden ne zaman haberdar olduğu konusunda dosya içinde bir bilgi veya belge bulunmadığı gibi davalı alacaklının, davacının haczi daha
../…
-2-
2012/12037
2012/10906
önce öğrendiğine ilişkin bir iddia ve ispatı olmamıştır. Bu halde davanın İİK.nun 97/9. maddesi gereğince süresinde açıldığının kabulü gerekir.
Ancak, hacizden doğan istihkak davalarını düzenleyen İİK.nun 96., 97. ve 99. maddeleriyle haczi düzenleyen İİK.nun 85/2 maddesinde istihkak davasının haczedilen şey üzerinde ” mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hak” iddia eden kişilerin açabileceği belirtilmiştir. Buradaki mülkiyet veya rehin hakkı sözcüklerinin sınırlandırıcı olmadığı diğer sınırlı aynı haklara, tapuya şerh verilerek güçlendirilmiş kişisel haklara, mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi ve finansal kiralama sözleşmesinden doğan haklara dayanılarak istihkak davası açılabileceği Federal Mahkeme ve Yargıtay Kararları ile öğretide kabul edilmektedir. Ancak somut olayda, davacı 3. kişi anılan haklara değil haczedilen malların kiracı sıfatıyla elinde bulundurduğunu bildirerek kiracılık hakkına dayanak istihkak iddiasında bulunmuştur. Kural olarak kişisel haklar istihkak iddiasına ve davasına konu olamaz. Kiracılık ilişkisinden doğan kişisel haklar sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden 3. kişinin istihkak iddiası dinlenemez. Bu nedenle kiracı durumunda bulunan davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi yerine yazılı gerekçelerle reddi doğru değil ise de sonucu itibarıyla doğru olan mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak doğru bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…
———-