Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13155 E. 2012/13945 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13155
KARAR NO : 2012/13945
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya … poliçesi ile sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunmakta iken meydana gelen tek taraflı kazada yaralanarak sakat kaldığını belirterek, 10.000 TL işgöremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yetkisizlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre sigortanın merkezinin Beykoz’da, sözleşmeyi yapan acentenin Adana’da bulunup, trafik kazasının da Adana’da meydana geldiğinden ve davalının cevap dilekçesi ile seçimlik hakkını bu yönde kullandığından Beykoz Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkin olup davalı kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğu düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi uyarınca, dava, sigortacının merkez ya da şubesinin ya da sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yerde açılabilir. Somut uyuşmazlıkta dava, …’de açılmış olup yasa uyarınca Bölge Müdürlüğünün
bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olduğunun ve HMK.ndaki yetki düzenlemesinin bu özel düzenlemeyi kaldırmadığının kabulü gerekir. Davalı … şirketinin …’de bölge müdürlüğünün bulunması nedeniyle, davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.12.2012 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
T.C. Anayasasının 142 maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği”,
2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 110/2 maddesinde “motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği”,
6100 Sayılı HMK 16 maddesinde de “haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili” bulunduğu öngörülmüştür.
T.C. Anayasasının 142 maddesi hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere mahkemelerin görev ve yetkileri ancak kanunla düzenlenebilmektedir. İdari bir kararla mahkemelerin yetki ve görevlerinin tayini mümkün olmadığı gibi yargı kararları ile de yasa ile açıkça yetki verilmeyen bir mahkemenin yorum yolu ile yetkili kılınması da mümkün bulunmamaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 16 (mülga HUMK 21) maddesine paralel olarak 110/2 maddesi hükmünü getirmiş olup prensip olarak motorlu araç kazalarından kaynaklanan davalara uygulanır. Dolayısıyla işletene (KTK 85), motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunana (KTK 104) yarış düzenleyicilere (KTK 105) aracı çalan ya da gasp edenlere (KTK 107), sigortacıya (KTK 97) ve işletenle birlikte müteselsil sorumlu olan kişilere (KTK 88) mesela araç sürücüsüne karşı açılacak tüm davalar bu madde kapsamına girmektedir. Şu durum karşısında madde kapsamı dışındaki yerlerden birinde bir dava açıldığı ve yetki yönünden karşı konulduğu takdirde istenilen ve madde kapsamında yer alan mahkemelerden birine dosya gönderilmek üzere yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesi red edilmelidir. (Y.4HD. 27.4.1989 gün 1037/4037 sayılı kararı, Karahasan-Tazminat Davaları S.367-369, Nomer, 2918 Sayılı KTK’ya göre motorlu araç işleteninin hukuki sorumluluğu İBD 1992 S.1-3 S.86, Havutçu-Gökyayla, uygulamada 2918 sayılı KTK’ya göre hukuki sorumluluk)
TTK 1301 maddesine dayanılarak açılacak sigorta rücu davalarında ise KTK 110/2 maddesinde öngörülen yetki kuralının uygulanması mümkün değildir. Bu tür uyuşmazlıklarda ise yetki itirazının HMK’da düzenlenen yetki kurallarına göre çözümlenmesi gerekir. (Y.HGK 26.5.1990 gün 319/464 sayılı kararı, Işık Ulaş Sigorta Hukuku S.468)
KTK 110/2 maddesindeki kural sigortacının sorumluluğunun söz konusu olduğu durumlar için öngörülmüş olup bu kural davacı yararına getirilmiştir. Davalı olan sigorta şirketine bu kuraldan yararlanması mümkün değildir. (Çetin Aşçıoğlu-Trafik Kazalarından Doğan Hukuk ve Ceza Sorumlulukları S.394, Işıl Ulaş Uygulamalı Zarar Sigortalar Hukuku S.1052-1053)
Somut uyuşmazlıkta;
Davalıya …’li araçta yolcu olarak bulunmakta iken meydana gelen tek taraflı kazada yaralanarak sakat kaldığı iddiasıyla davacı tarafından davalı … aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılmış,
Davalı vekili müvekkili şirket merkezinin Beykoz İlçesinde bulunduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş,
Mahkemece yetki itirazının kabulü ile “mahkemenin yetkisizliğine, Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğuna” karar verilmiş,
Davacı vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda “davalı … şirketinin …’de bölge müdürlüğünün bulunduğu, bölge müdürlüğünün şube ve acenteden daha fazla yetkiye haiz olduğu 2918 Sayılı yasanın 110 maddesi gereği şube ve acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilen davanın, daha fazla yetkili bölge müdürlüğünün bulunduğu yerde açılmasını engelleyen yasa hükmü bulunmadığı yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.
Davacının yaralanması ile sonuçlanın trafik kazasının Adana’da gerçekleştiği, davalı … şirketinin merkezinin Beykoz’da bulunduğu … poliçesinin acente tarafından Adana’da düzenlendiği davacının, yerleşim yeri adresinin Adana olduğu konusunda bir uyuşmazlık yoktur.
Davanın açıldığı … Mahkemesi, 2918 sayılı yasanın 110/2 maddesinde tadat edilen, şirket merkezi-şube-acente veya kazanın vuku bulduğu yer mahkemelerinden biri olmadığı gibi 6100 HMK 16 maddesinde sayılan haksız fiilin işlendiği-zararın meydana geldiği-yahut gelme ihtimalinin bulunduğu veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de değildir.
Mahkemelerin yetkisinin ancak kanunla düzenlenebileceğine ilişkin T.C Anayasasının 142.maddesi açık hükmüne rağmen yargı organının kıyas yolu ile yasada sayılmayan yer mahkemesini yetkili mahkeme olarak tayin ve tesbiti mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle yerel mahkemenin yetkisizliğine ilişkin kararının onanması gerekirken bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.