Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14704 E. 2013/15232 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14704
KARAR NO : 2013/15232
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın bisikletli davacı …’a çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek çalışma gücü kaybı ve tedavi giderleri için 2.000,00.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 20.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı Aviva Sigorta A.Ş. vekili, gerçek zarardan, kusur oranında poliçe limiti ile sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve … vekili, kazada tamamen kusurun kendilerinde olmadığın belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücü Ökkeş’in % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, davacının tedavi giderine yönelik talebinin 6111 sayılı Yasa ile değişik 98. maddesi gereğince reddine, geçici çalışma gücü kaybı nedini ile 6.052,13.-TL maddi tazminatın davalı … yönünden dava, diğer davalılar yönünden olay tarihinden, 11.500,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, bakiye manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve BK’nın 47. (6098 sayılı TBK m. 56) maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince çalışma gücünün kaybı ve tedavi gideri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”, Yasanın geçici 1. maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte sözkonusu Yasal düzenleme haksız fiil sorumluları (işleten ve sürücü gibi) yönünden her hangi bir ayrıksı düzenleme getirmemiş olduğundan bu kişiler yönünden tedavi giderlerine ilişkin sorumluluk devam edecektir.
Bu durumda mahkemece, tarafların delillerinin toplanması, özellikle davacı tarafından ödendiği ve SGK tarafından karşılanmadığı iddia edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri olduğunun tespit edilmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davaya dahil edilmesi ve bu tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, yasa kapsamı dışında kalan tedavi gideri, bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulmaları ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumluluklarının devam ettiğinin dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece davacının talep etmiş olduğu 20.000,00.-TL manevi tazminat talebinin 11.500,00.-TL’lik kısmı kabul edilerek bakiye kısmı reddedilmiş olup reddedilen kısım için karar tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen vekalet ücreti 1.020,00.-TL olması gerekirken, daha fazlaya hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de, mahkeme kararının gerekçe bölümünde 6111 sayılı Yasanın yargılama süresi içerisinde yürürlüğe girmiş olması nedeni ile tedavi giderlerinin reddi yönünden vekalet ücretine hükmedilmeyeceğinin belirtilmiş olmasına karşın tedavi giderleri dışında reddedilen maddi tazminat talebi olmadığı dikkate alındığında hüküm fıkrasında reddedilen tedavi giderleri için vekalet ücretine hükmedilmiş olması gerekçe ve hüküm arasında çelişki doğurmakta olup bu hususa uyulmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2, 3 ve 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.