Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1918 E. 2012/8325 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1918
KARAR NO : 2012/8325
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan …’in müvekkiline olan borcundan dolayı hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazları davalılar … ve …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptali için açılan dava ile aynı taşınmazların daha sonra davalılar … ve …’a satılması nedeniyle bu kişiler hakkında açtığı tasarrufun iptaline ilişkin dava dosyası birleştirilmiştir.
Davalılardan …, … ve … davanın reddini istemişler, diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece Esas davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması
için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. 1086 sayılı HUMK.nun 73. (6100 sayılı HMK.nun 27.) maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hüküm veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Somut olayda davalılar … ve …’a ne dava dilekçesi ne de birleştirme kararından sonra duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmemiş, adı geçen davalılar duruşmalara katılmamış, yargılama yokluklarında devam ettirilip sonuçlandırılmış, böylece 1086 sayılı HUMK.nun 73. (6100 sayılı HMK.nun 27) maddesine aykırı biçimde davalıların savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu durumda davalılar … ve …’a duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmalarına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Kabule göre de; dava ve temyize konu edilen taşınmazlar borçlu davalı … tarafından üçüncü kişi konumundaki davalılar … ve …’e satılmış onlar tarafından da dördüncü kişi konumunda olan davalılar … ve …’e satılmışlardır. Bu nedenle İİK.nun 282. maddesi uyarınca davacı tarafından dördüncü kişiler hakkında da dava açıldığına ve kötü niyetli oldukları kabul edilerek haklarındaki dava kabul edildiğine göre aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan borçlu davalı ile üçüncü kişi konumundaki diğer davalılar hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken borçlu davalı ve üçüncü kişi konumundaki davalılar … ve … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar … ile …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ile …’a geri verilmesine 28.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.