YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2103
KARAR NO : 2012/6933
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki ve sürücüsü olduğu araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, müvekkili sürücünün kazada yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.800 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kaldı ki davacı sürücünün kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı şirket için talep edilen maddi tazminat talebinin araç hasarıyla ilgili olmayıp değer kaybı, gelir kaybı, noter masrafı ve çekici masrafına ilişkin olduğu, bu nedenle KTK’nun 109/1 ve 109/2 maddelerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı … için talep edilen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, ayrıca manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazası 05.02.2005 tarihinde meydana gelmiş olup davanın açılma tarihi ise 27.09.2007’dir. Olayda davacı yaralandığına göre dava uzamış ceza zamanaşımı içinde açılmıştır. Davacının talepleri, kazadan kaynaklanan zararlarına ilişkindir. Araçtaki hasar bedeli ile değer kaybı veya kazanç kaybı yönünden zamanaşımının uygulanması bakımından bir fark yoktur. Bu durumda mahkemece, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacının taleplerinin araç
hasarlarıyla ilgili olmadığından (değer kaybı, kazanç kaybı vs.) bahisle KTK’nun 109/1 ve 2.maddelerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 28.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.