Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2236 E. 2012/6284 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2236
KARAR NO : 2012/6284
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2011/3618 sayılı takip dosyasından 31.3.2011 tarihinde haczedilen mehkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını, şirketler arasında müvekkili şirket yetkilisinin borçlu şirket ortağı olması dışında hiç bir bağ bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında borçlu şirket ortağının hazır bulunduğunu, mahalde borçlu şirkete ait evrak bulunduğunu, borçlu şirket ortağının aynı zamanda davacı şirket yetkilisi olduğunu her iki firmanın isimlerininde telefon unamaralarının kısmen aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunduğunu davacı ve borçlu şirket ortak ve yetkilerinin aynı kişiler olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğunu, davacının dayandığı delillerin karine aksini ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine mahcuzların değeri üzerinden %40 tazminatın davacıdan alınıp davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davası sonucunda davacı 3.kişinin davasının reddedilmesi halinde alacaklı yararına İİK.nun 97/13 maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için takibin talikine karar verilmek suretiyle alacağın ifasının geçikmiş olması gerekir. Mahkemece icra takibinin talik olunduğu belirtilerek davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmiş ise de mahkemenin 29.4.2011 günlü kararı takibin talikine ilişkin olmayıp malların yediemin olarak davacıya teslimine ilişkin karardır. Bu itibarla tazminat koşulları oluşmadığından davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmemesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi gönderilmesiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının tazminata ilişkin 2. bendinin tamamen hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.