Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2972 E. 2013/7027 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2972
KARAR NO : 2013/7027
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiline ticari ilişkiden kaynaklanan borcu nedeniyle 23.11.2011 keşide tarihli bir adet çeki kargo ile gönderdiğini, çekte tahrifat bulunduğu için muhatap bankanın ödeme yapmadığını alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde; davanın dayanağı çekin tahrif edildiği, kambiyo hukukuna dayanılamayacağı, çek yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğundan temel ilişkiye dayalı alacağın tanıkla dahi ispatlanabileceği ancak davacının delil olarak yalnızca ticari defterlere dayandığı ve kendisine verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği gerekçeleri ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı 6.000 TL bedelli çeke dayanarak … Ltd. Şti. aleyhine 30.01.2012 tarihinde ilamsız icra takibine geçmiştir. Borçlu keşideci takip konusu çeki alacaklıya verdiğini ancak alacaklının 23.04.2012 olan keşide tarihini 23.11.2011 olarak değiştirip sahte paraf attığını, çek üzerindeki gerçek keşide tarihini beklemesi halinde alacaklının çekin bedelini tahsil edebileceğini bildirmiştir. Görüldüğü gibi borçlunun çek bedeline bir itirazı bulunmamakta sadece keşide tarihinde tahrifat yapıldığını, tahrifat imzasının sahte olduğunu belirterek itirazda bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; paraf imzasının davalı keşideciye ait olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp paraf imzasının sahte olduğunun tespit edilmesi halinde alacağın muaccel olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmeli paraf imzasının davalı borçluya ait olduğunun tespit edilmesi halinde işin esasına girilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece davacının dava dilekçesinde bilirkişi delilline dayandığı gözetilerek yukarıda inceleme yaptırıldıktan sonra bir karar vermek gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan ticari defterlerin ibraz edilmediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.