Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/321 E. 2012/5922 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/321
KARAR NO : 2012/5922
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşıtını davalı …’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, aracını satışı sırasında davalı …’nin aracın kaza geçirdiğini bilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Yapılan satışta edimler arasında, İİK’nın 278/III-2 maddesinde belirtilen şekilde aşırı fark bulunmadığı dosya içindeki satış senedinden anlaşılmaktadır. Davalılar arasında satış öncesine dayalı bir tanıdıklık olduğu da belirlenememiştir. Dinlenen tanık beyanına göre ise borçlu …’ın araçlarının bakımı, tanık tarafından yapılmakta olup bu vesile ile dava konusu aracın satılık olduğu öğrenilerek davalı …’nin eşine bildirildikten sonra satış gerçekleştirilmiştir. Bu halde, davalı borçlu …’ın, alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı
ile hareket ettiğinin davalı … tarafından bilinebileceği kabul edilemez. Başkaca delillerle desteklenmedikçe yalnızca daha önceden kaza geçirmiş bir aracın satın alınmış olması da tasarrufun iptalini gerektirmez. Hal böyle olunca davacının delil dilekçesinde yer alan nüfus kayıtlarının davalıların üst soylarına ilişkin bölümlerinin de getirtilerek incelenmesi varsa davalılara ait ticari işletmeler arasındaki ilişkilerin araştırılması giderek borçlunun mal kaçırma kastının diğer davalı … tarafından bilinip bilinmediği ya da bilenebilecek durumda olup olmadığı üzerinde durulması ayrıca devredilen aracın davalı borçlu açısından ticari işletme niteliğinde olup olmadığı üzerinde durulması ve İİK.nın 280/son fıkrası kapsamında bir satış olup olmadığı de belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 9.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.