YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4251
KARAR NO : 2013/2304
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.2.2013 Salı günü davacı TC Ziraat Bankası A.Ş,ye … Sulh Müdürlüğü vekili Av. … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı Banka vekili, davalı borçlu Bircan aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’a onun da davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı ve davalılar arasında akrabalık, yakınlık ya da arkadaşlığın olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal
edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK. m. 281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K. 25.11.1987 Tarih, … Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Somut olayda yukarıda belirtilen maddeler doğrultusunda inceleme yapıldığı yönünde açıklamalar yapılmış ise de davalı borçlunun davalı …’a onun da davalı …’a sattığı taşınmazda haciz tutanağına yansıdığı gibi oturmaya devam etmesinin hukuki ve fiili nedenleri üzerinde durulmadan davalı borçlunun adresinde yapılan haciz sırasında borçlunun oğlunun haciz mahallinde niçin bulunduğu ve şayet borçlu orada oturmuyor ise oğlunun haczi nasıl öğrendiği gibi borçlunun taşınmazı satışının gerçek olup olmadığı yönündeki tüm tereddütler giderilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 26.2.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.