Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/11989 E. 2013/15182 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11989
KARAR NO : 2013/15182
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kaskolu araç ile davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın çarpışması neticesinde sigortalı aracın pert olduğunu, sigortalıya 122.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek, 10.300,00 TL bakiye hasar bedelinin ödemenin yapıldığı 11.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Altur Tur. Ser. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili kazaya karışan aracın uzun süreliğine 3. kişiye kiraya verilmesi nedeniyle işleten olmadığı gerekçesi ile davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.300,00 TL tazminatın 11.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve Altur Ltd Şti. vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-a)Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin rücüan tazmini istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre, trafik kaydı “işletenin” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, moturlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarakda, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktirinde, gerekse Yargıtay’ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı Altur Tur. Ser. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili, zarara neden olan 34 GB 9494 plakalı aracın olay tarihinden önce uzun süre ile 3. kişiye kiralandığı savunmasında bulunmuştur. Bu sözleşmenin geçerli olduğunun
kabulü halinde işleten sıfatının kiracıya geçtiğinin de kabulü gerekir.
O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde gözönünde bulundurularak, davalı araç maliki Altur Tur. Ser. Ve Tic. Ltd. Şti.’nce aracın dava dışı Generica İlaç San. Ve Tic. A.Ş.’ne kiralanmasına göre, taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı şirketin kiralama savunması üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-b) Bozma neden ve şekline göre davalı Altur Tur. Ser. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı Altur Tur. Ser. ve Tic. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı Altur Tur. Ser. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Altur Tur. Ser. ve Tic. Ltd. Şti.’ne geri verilmesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.