YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16009
KARAR NO : 2013/15958
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni ve sürücüsü olduğu araca, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın arkadan çarpması sonucu hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu, ekspertiz raporuna göre müvekkilinin aracında 30.380,27 TL hasar olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline kasko sigorta şirketi tarafından 12.500,00 TL ödeme yapıldığını, aracında değer kaybı meydana geldiğini, aracını kaza yapmadan önce kiraya verdiğini ve aylık 1.800,00 TL kira kazancının olduğunu, tamir süresince bu kazancını da elde edemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bakiye hasar bedeli 17.880,00 TL, değer kaybı 5.000,00 TL ve kazanç kaybı 2.500,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.04.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı taleplerini 7.000,00 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 TL değer kaybı ile 1.800,00 TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hasar bedeline ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin aracındaki hasarın, ekspertiz raporuna göre 30.380,27 TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından müvekkiline 12.500,00 TL ödeme yapıldığını belirterek bakiye 17.880,00 TL hasar bedelini davalıdan talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, aracın tamirinin ekonomik olmadığı belirtilmiş, aracın kaza tarihi itibariyle 2. el rayiç değerinin 25.000,00 TL olduğunu, sovtaj bedelinin ise 7.000,00 TL olduğunu belirterek davacının gerçek zararının 18.000,00 TL olduğunu bildirmiştir.
Davacıya ait aracın pert olduğu anlaşıldığına göre, davacının araçtaki değer kaybını talep edemeyeceği gözetilerek bu kaleme ilişkin talebin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
3-Aracın onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğine göre, aynı model ve özelliklere sahip bir aracın yerine yenisinin alınabilmesi için geçecek makul sürenin belirlenmesi hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre kazanç kaybına hükmedilmesi gerekirken kazanç kaybının belirlenmesinde tamir süresinin esas alınması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18/11/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.