Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/44731 E. 2018/11459 K. 19.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/44731
KARAR NO : 2018/11459
KARAR TARİHİ : 19.09.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığını ihlal etme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki sanık …’nin şikayetçi olduğunu belirtmiş olmasına karşın, mahkemece katılma isteği sorulup bu konuda bir karar verilmemiş ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı dikkate alınıp CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki sanığın davaya katılan sanık olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A) Sanık … hakkındaki ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığının eylemlerini meşru müdafaa sınırları içerisinde gerçekleştirdiğinin kabulü karşısında, CMK’nın 223/2-d maddesi gereğince “beraat” yerine, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan …’nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hükümdeki “ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresi çıkarılarak, yerine “beraat” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Suçun, birden fazla kişi ile işlendiği anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında, TCK’nın 119/1-c maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
2- TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
3- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olan 18,51 TL yargılama giderinin, CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, sanık …’ten tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz iddiaları bu nedenlerle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca; TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkartılarak, hüküm fıkralarına “sanık hakkında TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması” cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının “F” bendinden “…” ibaresinin çıkarılarak, “irad kaydına” ibaresinden sonra “18,51 TL yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin hükme eklenmesi biçiminde HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C) Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığa yükletilen işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Suçun, birden fazla kişi ile işlendiği anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında, TCK’nın 119/1-c maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık …’nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 19/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.