YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1180
KARAR NO : 2011/3382
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu anataşınmazın bağımsız bölümünde oturan davalının ortak gider ve aidat borçlarını ödememesi sebebiyle hakkında girişilen icra takibine itiraz edip takibi durdurduğunu ileri sürerek davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, %40’tan aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiş, mahkemece davalının malik olmadığı döneme ait ortak gider ve aidat borcundan dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 20. maddesi “kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinin koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile diğer bütün giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine, giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür. Aynı Yasa’nın 22. maddesi; kat malikinin 20. madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını öngörmektedir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu tapu kaydı ile ayrıca 24.12.2007 havale tarihli davalıya ait cevap dilekçesi içeriğinden; davalının, dava konusu anataşınmazın 2 numaralı bağımsız bölümünün maliki olduğu ve bu yeri kullandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda değinilen hususlar dikkate alınarak toplanacak deliller doğrultusunda işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken davalının malik olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.