Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/3567 E. 2013/5154 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3567
KARAR NO : 2013/5154
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davacı idarece kamulaştırılan taşınmazın 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün bildirilmesi için çıkartılan tebligat, Tebligat Yasasının 21. maddesince tebliğ edilmiş ise de; muhatabın adresinin kapalı olduğu tutanağa yazılmış ancak adreste bulunmama nedeni araştırılmadığı gibi haber verilen komşunun imzasının alınmaması nedeniyle Tebligat Yasasının 21. maddesi ve Yönetmelik hükümlerine uygun değildir. Yine Dairenin geri çevirme kararıyla nüfus müdürlüğünden getirtilen belgeye göre davalının adres kayıt sistemindeki adresi ile dava dilekçesinin tebliğe çıkartıldığı adresin de farklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmediği halde mahkemece geçerli sayılarak ve yargılamaya devam edilerek karar verilmiştir.
HUMK nun 73. maddesine göre; kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim her iki tarafı dinleme veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak ve mahkemece kendisine yöntemince tebligat yapılmadan savunma hakkı kısıtlanmış olan davalıya, dava dilekçesi usulünce tebliğ edilerek ortaya koyacağı deliller toplanıp değerlendirme yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 01.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.