YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2503
KARAR NO : 2018/11674
KARAR TARİHİ : 12.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Tazminat Talebinin Kabulü
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Şikayetçi vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede,
5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 316. maddesinde düzenlenen temyize cevap kurumunun hükmü tefhim veya tebliğden itibaren süresinde temyiz etmeyen tarafa katılma yoluyla temyiz hakkı vermemesi ve şikayetçi vekilinin 11/02/2016 tarihinde tefhim olunan kararı CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 11/03/2016 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2- Sanık müdafileri ve davalı Türkiye … T.A.O. vekilinin temyizlerine yönelik yapılan incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık hakkında kurulan hükmün niteliği itibariyle 5271 sayılı CMK’nun 299. maddesine göre sanık … müdafisinin mürafaa talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde 13/07/2015 tarihli beyanın gerçeğe aykırı olduğunu belirtmesi ve bu beyanın haciz müzekkeresine karşı yapılmış olması nedeniyle suçun unsurlarının ve tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatlerine ve tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine ve tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi,
Kabule göre de;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 338/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafileri ile davalı vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.