Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/1272 E. 2018/11676 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1272
KARAR NO : 2018/11676
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İcra takibine konu olan senetle ilgili olarak Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/283 Esas sayılı dosyasında kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davası ve dolandırıcılık suçundan Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/625 Esas sayılı davasında kurulan görevsizlik hükmü sonrasında Tokat 1. Ağır Ceza Mahkeme’sinin 2017/99 Esasında derdest olan kamu davası bulunduğunun dosya kapsamı ve UYAP ortamında yapılan incelemeden anlaşılması karşısında bu davaların bekletici mesele yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık …’un savunmasında galerici olduğunu belirtmesi ve dosya kapsamında şikayet konusu edilen aracın alım ve satımına ilişkin sözleşmelerin de bulunması karşısında sanığın galericilikle iştigal edip etmediği; sanık …’nın ise satın aldığı meskende öncesinde kiracı olarak oturduğunu belirtmesi karşısında muvazaanın ne şekilde gerçekleştiği hususu araştırılmaksızın sanıklar Hakan ve Mustafa hakkında yeterli görülmeyen gerekçeyle Anayasanın 141. CMK’nun 34/230. maddelerine aykırı olarak gerekçesiz kararla mahkumiyet hükmü tesisi,
Kabule göre de;
1- Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre İİK’nın 331. maddesine aykırılık suçunda tek şikayet dilekçesi ile birden çok fiilin şikayet konusu yapılması halinde fiillerin tek suç oluşturacağı gözetilmeksizin sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2- Hapis cezası yanında hükmolunan gün adli para cezasının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
4- Haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklara İİK’nın 354. maddesi gereği şikayetçinin şikayetten vazgeçmesi veya borcun ödenmesi halinde davanın ve bütün neticeleriyle beraber cezanın düşeceğinin hatırlatılmaması,
5- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 352/b maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, hükmedilen cezanın şartları bulunduğu taktirde seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine bir engel bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklara ait sabıka kaydı dosya arasına alınarak sanıklar hakkında tayin olunan cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesi hususunun karar yerinde tartışılmaması,
6- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 331/1 maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.