Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/3817 E. 2017/11837 K. 28.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3817
KARAR NO : 2017/11837
KARAR TARİHİ : 28.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (ayrı ayrı)

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Suçtan zarar gören … hakkında yapılan habere yönelik olarak;
Aynı kişiye karşı değişik tarihlerde aynı suçu işledikleri anlaşılan sanıklar hakkında; 02.05.2013 tarihli eylem nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/194 Esas, 2017/38 Karar sayılı kararı ile verilip 19.06.2017 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017 / 2861 Esasında kayıtlı, 03.05.2013 tarihli eylem nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/162 Esas, 2013/234 Karar sayılı kararı ile verilip aynı gün incelenen ve 28.12.2017 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017 / 4691 Esasında kayıtlı olan dava dosyalarının da mevcut olması karşısında; anılan dosya ile temyize konu dava dosyasının birleştirilerek; suç ve iddianame tarihleri birlikte dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve haklarında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
2-) Diğer suçtan zarar gören çocuklar hakkında yapılan habere yönelik olarak ise;
Suçtan zarar gören … haricindeki üç çocuğun mağdur oldukları olaya dair haberde; çocukların üçünün de fotoğraf ve kimlik bilgilerinin tanınmalarına yol açacak derecede haber yapılması fiilinin, 5187 sayılı Kanun’un 21/c maddesini üç kez ayrı ayrı ihlal ettiği, ancak aynı haberle (tek bir fiille) birden fazla mağdur hakkında suç işlenip işlenmediğinin, dolayısıyla TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
3-) Sanıklar müdafiinin, lehe olan hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK’nın 52/4. maddesindeki taksitlendirme hükmünün uygulanmasını da kapsadığı gözetilmeden, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.