Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/28585 E. 2019/10813 K. 10.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/28585
KARAR NO : 2019/10813
KARAR TARİHİ : 10.07.2019

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nin 193. maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı Kanun’un 147 ve 191. maddeleri uyarınca, suça sürüklenen çocuğun birleştirilmesine karar verilen 2014/124 esas sayılı dava dosyasına ilişkin olarak usulüne uygun savunması alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplumu oluşturan bireyler olduğu, 5237 sayılı TCK’nin hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre bu durumda yani suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması halinde tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de durumun değişmeyeceği cihetle; suça sürüklenen çocuk hakkında açılan ve asıl dosya ile birleştirme kararı verilerek görülen dava dosyalarının incelenmesinde, kamu davalarına konu suçların işlendiği tarihler arasındaki zaman aralığı ve iddianame tarihleri açısından hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması yerine ayrı ayrı hüküm kurulması,
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.