YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/29070
KARAR NO : 2019/12417
KARAR TARİHİ : 08.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Suça konu 35 M 6879 plakalı aracın müsaderesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
2-Dosya kapsamındaki suç tutanağından ele geçirilen orman emvalinin yakacak vasıflı yaş meşe odunu olduğunun anlaşılması karşısında; temel ceza belirlenirken emvalin yakacak vasıflı olması nedeniyle 6831 sayılı Kanun’un 91/1-ikinci cümle uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Mahkemece sanığa verilen 100 gün adli para cezasının TCK’nin 52. maddesi gereği bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılarak elde edilen miktarın adli para cezası olarak tayini yerine sanığa verilen gün para cezasının ne miktarda olduğunun ve taksitlendirme yapılıp yapılmadığının tespit edilmeden sanığa eksik ceza tayini,
4-Mahkemece hüküm tesis edilirken 6831 sayılı Kanun’un 91. maddenin birinci fıkrasından temel cezanın tayin edilmesi ve motorlu araç kullanmadan 91. maddenin dördüncü fıkrasına göre ceza tayin edilmesi gerekirken yanlış fıkraları kullanılarak 6831 sayılı Kanun’un 91. maddesinin ikinci fıkrasından temel cezanın tayin edilmesi ve motorlu araç kullanımından 91. maddesinin üçüncü fıkrasından ceza tayini,
5-Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ile herkesi ikna edecek ve denetim muhakemesine imkan tanıyacak biçimde gerekçeli olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm olguların, bu olgular değerlendirilerek mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi beyanın ne gerekçe ile diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesinde gösterilmesi ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç olarak kabul edildiği açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki değerlendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanık vasisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.