YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10027
KARAR NO : 2007/3197
KARAR TARİHİ : 30.03.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen muarazanın önlenmesi-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın hakemde görülmesi gerektiğinden dava dilekçelerinin bu nedenle reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekl.Av. … Av. … ile davalılar vekilleri Av. … ile Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Nokia marka telefon ve aksesuarlarının satışını dağıtım ve satış sonrası servis hizmetlerini Türkiye’de tek satıcı olarak sürdürdüğünü büyük yatırımlar sonucu Türkiye’de hiç tanınmayan Nokia marka telefonların tanınmasına katkıda bulunduğunu Nokia marka telefonların Türkiye’de kalıcı olarak yerleştiğini gören davalının müvekkillerini ticari ilişkinin dışında bırakmak için çaba göstermeye başladıklarını başka şirketlere Nokia marka telefon satım izni verildiğini müvekkile mal gönderilmediğini böylece müvekkilinin büyük zarara uğradığını müvekkilinin oluşturduğu Pazar için davalıların tazminat ödemesi gerektiğini fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere davalıların müvekkiline zarar verdiğinin tesbitini şimdilik 100.000. Euro tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini muarazanın men’ini talep etmiş birleşen davada da haksız olarak verilen zarar nedeni ile 50.000.000 Euro tazminatın tek başına oluşturulan pazar payı sebebiyle 20.000.000 Euro tazminatın tahsilini istemiş bilahare talebini islah ederek 130.000.000 Euroya çıkartmıştır.
Davalılardan Nokia corporation vekili taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 20.maddesinde tahkim şartı bulunduğunu bu şarta göre dava konusu uyuşmazlığın mahkemede görülemeyeceğini tahkime ilişkin itirazları saklı kalmak kaydı ile müvekkili hakkında açılan davanın tefriki gerektiğini sözleşmedeki ilişkinin haksız fiil gibi nitelendirilerek tahkim itirazının bertaraf edilmeye çalışıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … komünikasyon Ltd.Şti. vekili davacının ilk olarak müvekkili ile akdettiği 15.2.2000 tarihli distribütörlük sözleşmesi çerçevesinde müvekkili tarafından ithal olunan Nokia marka cep telefonu ve aksesuarlarının münhasır yetkisi olmayan distribütör sıfatı ile satışı, pazarlanması ve dağıtımını yapmaya başladığını, bilahare 19.6.2001 tarihli distribütörlük sözleşmesinin akdedildiğini, davacı ile müvekkili arasındaki davaların tefrik edilmesi gerektiğini ileri sürmüş, 12.5.2005 tarihli dilekçesi ile de davacı ile müvekkili arasında imzalanan 15.12.2000 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 25.maddesinde tahkim şartı bulunduğu bu nedenle davanın tahkimde görülmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, ve toplanan delillere göre her iki davalının da tahkim itirazında bulunduğu tahkim itirazı ilk itirazlara benzemekte ise de, ilk itirazlardan olmadığı, savunmanın genişletilmesi itirazında bulunulmadığı sürece, cevap süresi geçtikten sonra da tahkim itirazında bulunulabileceği, davacı ile Nokia corporation arasında imzalanan Aralık 1995 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 20/2. maddesinde davacı ile davalı … komünikasyon Ltd.Şti. arasında imzalanan 15.12.2000 ve 19.6.2001 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 25. maddelerinde tahkim şartının bulunduğu, hukuki ilişkinin sözleşmeler çerçevesinde çözülmesinin zorunlu olduğu, sözleşmelerde tahkim şartı mevcut ve geçerli olduğundan asıl ve birleşen davada tahkim itirazının kabulü ile her iki davanın da hakemde görülmesi gerektiğinden dava dilekçelerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı ile davalı … corporation ve Nokia komünikasyon Ltd.Şti. arasında imzalanan sözleşmelerde tahkim şartının bulunmasına, bu şart dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin karar ve ilam harcına ilişkin temyizine gelince; davacı vekili asıl davayı açarken 4.320.320.000 TL, 27.4.2005 tarihinde de ıslah harcı olarak 3.103.149.00 YTL, Birleşen Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/75 esas sayılı dosyasında da 31.12.2004 tarihinde 1.734.642.000 TL harç yatırılmış, 25.5.2005 tarihinde de harç tamamlattırılarak 1.732.895.40 YTL daha harç yatırılmıştır.
Mahkemece asıl ve birleşen davada dava açılırken yatırılan peşin harçtan karar ve ilam harcı düşüldükten sonra bakiye harcın iadesine karar verilmiş, ancak 23.4.2005 tarihinde yatırılan 3.103.149.00 YTL ve birleşen davada tamamlattırılan 1.732.895.40 YTL, harcın iadesine karar verilmediğinden hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle 2.5.2006 tarihli yerel mahkeme kararının hüküm kısmının 4.bendinin sonuna “1.732.893.40 YTL ve 3.103.149.00 YTL. harcın da davacıya iadesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.