Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/2038 E. 2006/9507 K. 10.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2038
KARAR NO : 2006/9507
KARAR TARİHİ : 10.10.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … Toprak Su Kooperatifi Başkanlığına boş bono imzalayıp verdiğini, icra takibine konu edilen bu bononun rakam hanesinde tahrifat yapıldığını, kooperatife olan 4.000.000.000.TL. borcunun 3.000.000.000.TL.sinin ödendiğini, geriye 1.000.000.000.TL. borç kaldığını, alacaklının davalı değil kooperatif olduğunu ileri sürmüş ve icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tesbiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif başkanı olduğunu, davacının kooperatife olan su borcu nedeniyle boş bono verdiğini, sehven takibe girişilirken kooperatif başkanlığı değil … adına girişildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ceza davası ile senet üzerinde tahrifat yapıldığı sabit olduğundan davacının bakiye borca ilişkin kabulü de nazara alınarak icra takibine konu 6.000.000.000.TL (asıl alacağın 5.000.000.000.TL.’si için davacının borçlu olmadığının tesbitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece davacının borcun 1.000.000.000.TL.’lik bölümünü kabul ettiği gerekçesi ile hüküm oluşturulmuş ise de davacı vekilinin beyanlarından müvekkilinin dava dışı sulama kooperatifine 1.000.000.000.TL. bakiye borcu bulunduğu biçiminde ifadelere yer verildiği, başka bir anlatımla davacının davalıya bu miktar borcu bulunduğuna ilişkin herhangi bir ifadenin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Esasen davalı da davacının kendisine değil, başkanı olduğu kooperatife borçlu olduğunu ve davacının kooperatife olan borcu nedeniyle verdiği boş senedin doldurulup sehven davalı adına takibe konduğunu açıkça beyan etmiştir. Bu durumda davacının davalıya yönelik kabul beyanından söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın kabulü gerekirken kısmen red kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.