Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/3332 E. 2006/8940 K. 28.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3332
KARAR NO : 2006/8940
KARAR TARİHİ : 28.09.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … Haber Ajansı A.Ş arasında akdedilen 18.12.1992 ve 1.2.1993 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca toplam 14.000.000.000.TL’lik nakti kredi kullandırdığını, davalının sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmediğini, borç ihtarından da sonuç alınamaması nedeniyle icra takibine girişildiğini, takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduğu gibi, kredi sözleşmesindeki kefaletin geçersiz olduğunu, gerekli ihbarların yapılmadığını, talep olunan alacağın sorumlu olunan miktardan fazla olduğunu, faizin fahiş olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece BK.nun 125.maddesi gereğince istem (10) yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davalının zamanaşımı ilk itirazının reddine, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne, takibin 110.101.00 YTL üzerinden, 14.000.00 YTL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %112,5 temerrüt faizi yürütülerek, %5 gider vergisi ile birilkte takip talepnamesindeki diğer koşullarla devamına, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davalının kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğunun ve davanın (10) yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunun kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı bankanın davalıya çıkarmış olduğu kat ihtarnamesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiştir. Bu durumda davalının takiple birlikte temerrüde düştüğü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davalının 7.9.1994 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulüyle davacı alacağını hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2)nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.