YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4038
KARAR NO : 2007/6281
KARAR TARİHİ : 15.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile dava dışı … arasında akdedilen kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak yer aldığını, davalı asıl borçlu tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine müvekkilinin kefil sıfatıyla bankaya 6.600.000.000.TL ödemede bulunmuş ise de, bu meblağın davalı yanca müvekkiline iade edilmediğini ve aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devam ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı yanca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.3.2006 tarih ve 2005/10258 Esas, 2006/3250 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle davalının 3.300,42 YTL asıl alacak , 2.994,21 YTL işlemiş faiz tutarlarına yönelik itirazlarının iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak kaydıyla devamına, davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
BK.nun 101.maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün taraflarca müttefiken tayin edilmiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur.Somut olayda icra takibinden önce temerrüt gerçekleşmediği halde işlemiş faize hükmedilmesi isabetsizdir.
Öte yandan davalı, davadan sonra bir takım ödemeler yaptığını savunmuş ve savunmasının kanıtı olarak banka havale dekontları sunmuştur. Kural olarak havalenin mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak yapıldığının kabulü gerekir. O halde mahkemece sunulan havale dekontlarıyla ilgili olarak davacıya açıklama yaptırılması, anılan havalelerin başka bir alacağa ilişkin olduğunun ileri sürülmesi halinde bu yöndeki iddiasını kanıtlama olanağı tanınması, aksi halde yapılan ödemelerin dava konusu borca yönelik olarak yapıldığının kabulü gerekeceğinden davadan sonra yapıldığı da gözetilerek infazda nazara alınması yönünde hüküm oluşturulması gerekirken bu yönlerin gözetilmemiş olması da diğer bir bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.