YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14997
KARAR NO : 2023/2575
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli ve 2014/70 Esas, 2014/101 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarnıca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2014/70 Esas, 2014/101 Karar sayılı kararının sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.11.2020 tarihli ve 2017/2497 Esas, 2020/7196 Karar sayılı kararı ile;
1. Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin “09.12.2013, 11.12.2012” yerine “23.12.2013” yazılması,
2. Sanıkların uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, alıcı görevlilerin 09.12.2013 ve 19.12.2013 tarihlerinde sanık …’den, 11.12.2013 tarihinde sanıklar … ve …’dan, 23.12.2013 tarihinde sanık …’dan uyuşturucu madde satın aldıkları, alıcı görevlilerin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin suçu ve failini belirleyerek suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanıkların hareketlerinin bütünüyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında açıklanan “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” ve “uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” seçimlik hareketlerini oluşturduğu gözetilmeden, değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlendiği düşüncesiyle sanıklar hakkında zincirleme suçla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması,
3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan
değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanık …’in durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/239 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık … hakkında verilen hükmün hukuka aykırı olması nedeniyle bozulması ve sanık … hakkında verilen hükmün ise hukuka uygun olması nedeniyle onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eylemin sabit olmadığına,
B. Sanık …’ın temyiz sebepleri özetle; çocukken yaptığı hatanın affedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar tarafından alıcı konumundaki görevlilere uyuşturucu madde satıldığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Bozmaya uyulduğu halde, 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, bozmaya karşı sanıkların beyanlarının alındığı tarih olan 04.03.2021 tarihinde 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, sanık …’a müdafi tayin edilmeden, sanık …’in de müdafii bulunmadan savunmaları alınarak savunma haklarının kısıtlanması,
2. Anayasanın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 34 ve 230 uncu maddeleri gereğince; hükmün gerekçe bölümünde sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, bu kapsamda somut olaylarla ilgili olarak, sanıkların hangi tarihte kiminle ne şekilde telefon konuşması yaptıklarının ve bunların nasıl yorumlandığının belirtilmesi, konuşmaların gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısı varsa gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin gösterilmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların fiilinin sabit olup olmadığının belirlenmesi, sabit kabul edilen fiili açıklanarak, bunun nitelendirilmesi, sonucuna göre hukukî durumunun saptanması gerektiği gözetilmeden; sanık … hakkında soyut ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/239 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ile sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.