YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5522
KARAR NO : 2007/11051
KARAR TARİHİ : 07.12.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılında babasına ait taşınmazın 10.000.000.000.TL üzerinden ipotek edilmesi ve müşteri çek senetleri verilmesi karşılığında davalı banka şubesinden kredi kullandığını, bir süre sonra işleri bozulan müvekkilinin geri ödemesini düzenli olarak yapamadığı için ipotekli taşınmazı davalı bankanın rızası ile tüm borç ve fer’ileriyle birlikte 11.200.000.000.TL hesaplanmak suretiyle …’a sattığını, davalı bankanın hesapladığı borç tutarını fazlasıyla karşılayacak değerde ipotekli taşınmaz olmasına ayrıca borcu ödemeyi …’ın üstlenmesine rağmen talep edildiği halde müşteri çek ve senetlerinin iade edilmediğini, bir kısmının müvekkilinin aleyhine icra takibine konu edildiğini, ipotekli taşınmazın …’a devredilmesine karşın borcun kapatılmayarak ipoteğin fek edildiğini ve ipoteğin fekkinden kaynaklanan masrafların müvekkilinin borç hanesine yazıldığını,davacı adına babası tarafından ödeme yapılıp, davalı banka vekilinin ibraname verdiğini, müvekkilinin davalı bankaya borcu olmadığını iddia ederek davalıya borçlu olmadığının tespitiyle, müvekkilinin ödemekle yükümlü olmadığı ipoteğin fekki masrafları karşılığı haksız olarak taksitle alınan 2.000.000.000.TL’nın istirdadına , bankanın elinde karşılıksız kalan kıymetli evrakı iade etmeyip, davacının tahsiline engel olarak elinde tutması, olmayan borcu için 750.000.000.TL’lık bir bononun takibe konulması nedeniyle uğradığı maddi zararlara mahsuben şimdilik 500.000.000.TL’nın davalı bankadan reeskont faizi ile birlikte tahsiline, manevi zarar karşılığı 5.000.000.000.TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıdan ipotek alınmadığını, ipoteğin 3.kişi konumundaki Mehmet Armutçu’dan alındığını, adı geçenin aynı zamanda kredinin kefili olduğunu, ipotekli taşınmazın ipotekle yükümlü olarak satılması üzerine keşide edilen ihtarname ile davacıya sorumluluğunun devam ettiği uyarısında bulunulduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolunun uzun ve masraflı oluşu ve ipotek bedelinin 15.000.000.000.TL bulunması ve borca faiz işlemesi nedeniyle ipoteğin fekki karşılığında toplam 11.500.000.000.TL tahsil edildiğini ancak bu ödeme ile kredi borcunun kapanmadığı ve borç bakiyesinden feragat edilmediğini, ipoteğin fek edilmesinde borcun sükutu anlamına gelmediğini, ipoteğin dışında davacının cirosu ile verilen 750.000.000.TL’lık senet için yürütülen takipte imzaya itiraz üzerine, imzanın borçluya ait olmadığına karar verildiğini , borçludan bakiye borcu 7.600.000.000.TL talep edildiğinde davacının babasının 2.000.000.000.TL ödemede bulunması ve bankanın 5.652.386.113.TL bakiyeden feragat etmesi suretiyle ibraname verildiğini savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının iddia ettiği gibi kredi borcu nedeniyle fazla ödemesinin bulunmadığı aksine davalı bankaca bir kısım alacaktan vazgeçilmek suretiyle Bonifikasyon işlemi uygulanarak borcun tasfiye edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 7.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.