Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10065 E. 2010/4204 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10065
KARAR NO : 2010/4204
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili tarafından 2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibinin, senetlerde keşide yeri bulunmadığından dolayı icra mahkemesi tarafından iptal edildiğini, bunun üzerine kira sözleşmesine göre alacaklı olan müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, vaki itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kira sözleşmesinde davacının taraf olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kambiyo senetlerinin usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan icra takibinin iptal edildiği, davacı taraf kira sözleşmesine göre davalılara kiralanan yer karşılığında senetlerin düzenlendiğini iddia etmişse de kira sözleşmesinde davacının taraf olmadığı, iddiasını ispatlayamadığı belirtilerek davanın reddine, % 40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İcra ve İflâs Kanununun 67’nci maddesinin 2’nci fıkrasına göre itirazın iptali davasında haksız çıkan davacının tazminata mahkum edilebilmesi için takibinde kötüniyetli olması zorunlu olup, davacının kötüniyetli takip yaptığını gösteren deliller bulunmadığı hâlde ve gerekçe de gösterilmeden hükmün 2’inci fıkrasında “Asıl alacak miktarı olan 22.500. TL’nin %40’ı olan 9.000. TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” karar verilmesi doğru değildir. Ancak bozmayı gerektiren bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438,VII hükmü uyarınca bu ifadenin kaldırılıp, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün 2’inci fıkrasındaki “Asıl alacak miktarı olan 22.500. TL’nin %40’ı olan 9.000. TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” ifadesinin kaldırılıp, kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.