YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10268
KARAR NO : 2010/4337
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 1983 yılından beri ticari ilişki olduğunu, davalının müvekkilinin muhasebecisi olarak çalıştığını, 2000 yılında davalıya sadece imzalı ve boş olan bono verdiğini, davalıya bedeli ödenen bononun oyalama ve ihmal sonucu davalı uhdesinde kaldığını, dövizde meydana gelen artıştan yararlanmak için davalının bedelsiz kalan bonoyu takibe koyduğunu ileri sürerek, takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bonoyu ve aradaki ilişkiyi kabul ettiğini, bononun zamanaşımına uğramadığını, Almanya’da halen Alman markının tedavülden kaldırılmadığını, tarafların uzun yıllar süren ticari ilişkileri nedeniyle 2006 yılında tekrar bir araya gelerek, davacının müvekkiline bakiye borcu için 42.000 DM bedelli bono verdiğini ve bono bedelini ödemediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının bono bedelini ödediğini kanıtlayamadığı gibi, davalı asilin yemini eda etmemesi karşısında, davanın reddine, %40 nispetindeki icra inkar tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nun 72.maddesi hükmü gereğince davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için verilen ve infaz edilen bir ihtiyati tedbir kararının bulunması nedeniyle davalı alacaklının alacağına geç kavuşmuş olması gerekir. Somut olayda mahkemece tensiple birlikte icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiği halde, bu kararın teminat yatırılarak icra dosyasında infaz edildiğine ve takibin durdurulduğuna dair bilgi ve belge yoktur.
Mahkeme de bu konuyu kararında irdelememiştir. İhtiyati tedbir kararı ile davalının alacağının geciktirilmesinden söz edilemeyeceğinden, davalı yararına tazminata hükmedilmesi doğru görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.