Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10475 E. 2010/6476 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10475
KARAR NO : 2010/6476
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili bankanın çek müşterisi … ’ya ait karşılıksız çıkan çeklere ilişkin bankanın sorumlu bulunduğu tutarın tahsili için borçlu olmadıkları halde bankaları aleyhine icra takibi yaptığını, çekler takas odasına ibraz edildiğinden kısmi ödeme yapılamayacağını, ayrıca çekteki imzanın keşideciye ait olmaması nedeniyle yasal … tutarlarının ödenmediğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, iddiaların asılsız olduğunu, davaya konu çeklerin süresinde takas odasına ibraz edildiği gibi, yasal sorumluluk tutarlarının ödenmesi için davacı bankaya ibraz edildiğini, davalı bankanın haksız ve doğru olmayan sebeplerle yasal sorumluluk bedellerini ödemekten imtina ettiğini, imzanın keşideciye ait olmadığı iddialarının da doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, 3167 sayılı Yasa’ya göre düzenlenen çeklerin karşılığının çıkmaması halinde çek karnesini keşideciye veren bankanın, karşılıksız çıkan çek için, çeki bankaya ibraz eden kişiye asgari ödeme tutarını ödemek zorunda olup, çeklerin takasa verilmiş olması ve karşılığının bulunmamasının muhatap bankanın asgari ödeme tutarını ödememesi için haklı bir neden oluşturmayacağı, çünkü çeklerin takasa verildikten sonra davacı bankaya sunulup, karşılığının olmadığının belirlendiği, öte yandan çeklerle ilgili herhangi bir ödeme yasağı da bulunmadığı, ödeme yasağı olmaksızın davacı bankanın kendiliğinden çekteki keşideci imzası hakkında inceleme yaparak imzanın keşideciye ait olmadığının belirlendiği gerekçesi ile ödemeden kaçınmasının haklı bir neden olmadığı, davacı bankanın yasa gereği hiçbir ödeme yasağı olmayan çeklerin karşılığının bulunmaması nedeniyle asgari ödeme tutarını davacıya ödemesi gerektiği, bu yönden borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3167 Sayılı Yasanın değişik 6/4.maddesinde “Takas Odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler için, 10.maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz.” hükmü bulunmaktadır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.