YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2139
KARAR NO : 2013/5406
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu, müvekkili tarafından davalıya satılan mal karşılığı takibe konu çekin davalı yanca keşide edilip müvekkiline verildiğini, ancak çek bedelinin ödenmediğini, çekin süresi içinde bankaya ibraz edilmediğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan 10.000 TL lik mal satın aldığını, karşılığında dava konusu 10.000 TL bedelli çekin verildiğini, müvekkilinin davalıdan mal alımına devam ettiğini ve 9.224,56 TL lik daha mal aldığını, daha sonra müvekkilinin dava konusu çekle ilgili alacak da dahil olmak üzere davacıdan satın alınan toplam 19.224,56 TL lik mal karşılığında gecikme faizleri ile birlikte 20.000,00 TL meblağlı başka bir çek verildiğini, davacının bu çeki icra yoluyla tahsil etmesine karşın süresi içinde bankaya ibraz edilmeyen çeki müvekkiline iade etmeyerek icra takibine konu ettiğini belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalı şirkete toplam 19.224,56 TL miktarında mal satımı yapıldığı, davalı yanca bu borca karşılık 30.08.2010 tanzim tarihli 20.000 TL bedelli çek keşide edilerek bu çek bedelinin icra takibi yoluyla davacı yanca tahsil edildiği, davacının başkaca bir ticari ilişkinin varlığını ispat edemediği, dolayısıyla icra takibine konu çeke dayalı alacağın 30.08.2012 tarihli çek kapsamında ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı yararına kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK.’nun 67/2 maddesinde davacı (alacaklı) aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu getirilmiştir. Bir başka anlatımla kötü niyet tazminatının dava tarihindeki duruma göre değil, takip tarihindeki duruma göre saptanması gerekir. Bu durumda icra takip tarihinde alacaklı olan davacının icra takibi yapmasında haksız ve kötü niyetli olduğundan söz edilemez. Bu yön gözardı edilerek yazılı gerekçe ile davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru değilse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. md. yollamasıyla HUMK’nun 438/7. md. uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 2. fıkrasında yer alan ” asıl alacağın % 20′ sine karşılık gelen 2.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine ” ifadesinin çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.