YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10585
KARAR NO : 2010/4884
KARAR TARİHİ : 22.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacının keşideci, davalının lehdarı bulunduğu 12.12.2002 tanzim, 30.10.2005 vadeli nakden düzenlenen 10.000.-USD.lik bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin bir dönem öğretmen olarak davalının dershanesinde aylık ücretle çalıştığını, dershanecilikte teamül haline gelen ve öğretmeni dershaneye bağlı kılmak maksadı ile işe başlayan herkesten olduğu gibi müvekkilinden de vadesi boş 10.000.-USD.lik bono alındığını, müvekkilinin bir müddet sonra dershanedeki görevinden istifa ettiğini, davalının bonoyu iade etmediğini ve takibe konu ettiğini, bononun karşılıksız kaldığını, alınma sebebinin ahlaka aykırı olduğunu, tüm öğretmenlerden aynı şekilde bono alınmasının da bononun gerçek bir borç karşılığı düzenlenmediğini gösterdiğini ileri sürerek borçlu olunmadığının tespitini, bononun iptalini ve % 40’dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun tanzim tarihinde taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, bononun dershanenin kuruluşu aşamasında davacının ortaklık katılım payı alarak müvekkiline verdiği borç bonosu olup, hizmet akdinin devamını sağlamaya yönelik olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre bonoda nakden kaydı bulunmasına karşın davalının aralarında nakit alış verişi bulunmadığı, bononun ortaklık katılım payı karşılığı düzenlendiğini savunduğundan, bononun ortaklık katılım payı karşılığı düzenlendiğinın ispat külfetinin davalıya geçtiği, davalının bononun ortaklık katılım payı olarak düzenlendiğini kanıtlayamadığı, yemin de teklif etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının bono ile borçlu olmadığının tespitine, davalı takibe geçmekte haksız ise de iddia ve savunma karşısında olayın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı bononun ortaklık katılım payı karşılığı düzenlenip verildiğini savunmuş ise de ortaklığın gerçekleştiğinin kanıtlanamamasına ve davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.TL duruşma vekalet ücretinin yekdiğerinden alınarak birbirlerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 22.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.