YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8119
KARAR NO : 2014/9680
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili ile davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Binkılıç Mahallesi, 2318 parsel sayılı 17.100,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1956 tarih 521 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak tarla niteliğiyle … adına tespit edilmiş, daha sonra satış yoluyla davalılar adına tescil edilmiştir.
Davacı … Yönetimi vekili, 08.11.2011 tarihli dilekçesiyle taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığını iddia ederek, 2318 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali ve davalıların elatmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu Binkılıç Mahallesi, 2318 parsel sayılı taşınmazın 01.04.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 8322,26 m² yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaliyle, aynı ada son parsel sayısı ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Yönetimi vekili tarafından, kabule konu (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında elatmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmemesi nedeniyle; davalılar … ve … tarafından, (A) bölümün orman niteliğinde olmadığından kararın bozulmasını ve adlarına bulunan tapu kaydına dayanılarak kullanıldığından ve haksız el atma olmadığından davacının temyiz isteminin reddini istemişlerdir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3116 sayılı Kanuna göre yapılarak 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1969 yılında yapılan Istıranca Vakıf Ormanlarının tahdidi ile 09.06.1993 tarihinde ilân edilerek kesinleşen evvelce sınırlaması yapılmış ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahdit içinde kaldığı belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına ve dava konusu taşınmazın, davalılar tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiğinden ve bu tarihe kadar davalılar tarafından çekişmeli taşınmazlara haksız elatma söz konusu olmadığından, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, bu konuda hiç karar verilmemiş olması sonuca etkili görülmediğinden, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 20/11/2014 günü oy birliğiyle karar verildi.