YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11357
KARAR NO : 2010/7883
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 02.07.2009
Nosu : 423-381
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin imzalanan sözleşme gereğince 2005 yılı için ciro taahhüdünü yerine getiremediğini ve ürün tedarik etmesi için müvekkilinin çek ile ödeme yapmasına rağmen yeni ürün vermediğini belirterek verilen 200.000.-TL.lik çekler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevabı ve karşı davasında, müvekkilinin ciro taahhüdünde bulunmadığını, verilen çeklerin ürün tedarik edilmesi için değil, önceki dönem alacakları için verildiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, müvekkilinin alacağının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, imzalanan sözleşmenin ciro taahhüdü içermediği, davacının verdiği çeklerin önceki dönem borçları nedeniyle verildiği, ürün tedariki için verilmediği, davacının borcunu zamanında ödememesi nedeniyle davalı-karşı davacının gecikme faizi alacağının 139.951.93.-TL.olduğu gerekçesiyle davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 139.951.93.-TL.nin davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalının tüm temyiz itirazları ile davalı-karşı davacının manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 24/C maddesinde; “Vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler”in katma değer vergisi matrahına dahil olduğu öngörülmüştür. Karşı davadaki talep faize ilişkin olduğuna göre mahkemece anılan yasa hükmü gözetilerek değerlendirme yapılıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının tüm temyiz itirazları ile davalı-karşı davacının manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacının harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.