YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11590
KARAR NO : 2010/5998
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan … Ecza Deposu Tic.AŞ. vekilince duruşmasız diğer davalı banka vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı bankanın diğer davalı şirketten genel kredi sözleşmesi gereği geri ödemesi için aldığını iddia ettiği, senetlerle davacı aleyhine icra takibine başladığını, ancak senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek icra takibine konu senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Ecza Deposu Paz.Tic.AŞ.vekili, imza itirazının beş günlük sürede icra mahkemesine yapılması gerektiğini, davaya konu senetlerin davacıdan alınarak müvekkiline verildiğini, davacının eczanesinden işlerinin takibi için eşi …’e tam yetki verdiğini, muhtemelen senetlerdeki kaşe üzerindeki imzalarında eşinin verilen yetkiye binaen attığını, dava dışı bir bankada davacının kambiyo senedi işlemlerinde eşi …’in vekaletname ile işlem yaptığını, senetteki imzanın davacının eşine aidiyetinin ve kambiyo taahhüdünde bulunma konusunda yetki verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … AŞ.vekili, tarafları konusu aynı olan mahkeme dosyaları ile iş bu dava arasında irtibat bulunduğundan davaların birleştirilmesini talep ettiği gibi imza itirazının (5) gün içinde icra mahkemesine açılacak dava ile ileri sürülebileceğini, davacının borçlu olmadığı yönünde iddiası olmadığından menfi tespit davasının dinlenemeyeceğini, davacının aldığı ilaçlar karşılığı senetleri diğer davalıya verdiğini, müvekkilinin ve diğer davalıdan ciro yolu ile aldığını, senetlerin davacının yetki verdiği eşi … tarafından imzalanmış olabileceğini, davacının başka bir icra dosyasına verdiği 04.02.2009 günlü borcu kabul dilekçesinden senetlerden haberdar olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, senetteki keşideci-borçlu imzasının sahte olduğuna yönelik iddianın herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak def’ilerden olduğu, bu tür bir iddia ile menfi tespit davası açılabileceği, senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takibine konu senetlerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kaklan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davaya konu bonolardaki keşideci-borçlu imzalarının davacıya ait olmadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı yan bu imzaların davacının eşi … tarafından davacının verdiği yetki ile atıldığını savunmuş, davalılardan … Ecza Deposu Paz. ve Tic.A.Ş. vekili de delil listesinin (1). maddesinde davacının eşi …’e kambiyo senedi tanzimi için yetki verip vermediği konusunda …Bankası …Kurumsal Şubesinde var ise yetki belgesinin celbini istemiştir. Bu durumda mahkemece …Bankası …Kurumsal Şubesine müzekkere yazılarak davacının eşi …’e kambiyo senedi düzenleme hususunda var ise vekaletnamesinin gönderilmesinin istenmesi, belge geldiği takdirde davacının eşine kambiyo senedi düzenlenme yetkisi verip vermediğinin içerik olarak irdelenmesi, yetki verdiği kanaatine ulaşılırsa senetlerdeki imzaların davacının eşi …’e ait olup olmadığının saptanmasından sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.