Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11591 E. 2010/5999 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11591
KARAR NO : 2010/5999
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan… Ecza Deposu Tic.A.Ş. vekilince duruşmasız, diğer davalı banka vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı bankanın diğer davalı şirketten genel kredi sözleşmesi geri ödemesi için aldığını iddia ettiği bir adet senetle davacı aleyhine icra takibine başladığını, ancak senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı… Ecza Deposu Pazarlama Ticaret AŞ.vekili, imza itirazının beş günlük sürede icra mahkemesine yapılması gerektiğini, davaya konu senedin davacıdan alınarak müvekkiline verildiğini, davacının eczanenin işlerinin takibi için eşi …’e tam yetki verdiğini, muhtemelen senetteki kaşe üzerindeki imzayı da eşinin verilen yetkiye binaen attığını, dava dışı bir bankada davacının kambiyo senedi işlemlerinde …’in vekaletnameyle işlem yaptığını, senetteki imzanın davacının eşine aidiyetinin ve kambiyo taahhüdünde bulunma konusunda yetki verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … AŞ.vekili, tarafları, konusu aynı olan mahkeme dosyaları ile iş bu dava arasında irtibat bulunduğundan davaların birleştirilmesini talep etmiş, imza itirazının (5) gün içinde icra mahkemesine açılacak dava ile ileri sürülebileceğini, davacının borçlu olmadığı yönünde iddia olmadığından menfi tespit davasının dinlenemeyeceğini, davacının aldığı ilaçlar karşılığı senedi diğer davalıya verdiğini, müvekkilinin de diğer davalıdan ciro yoluyla aldığını, senetlerin davacının yetki verdiği eşi … tarafından imzalanmış olabileceğini, davacının başka icra dosyasına verdiği, 04.02.2009 günlü borcu kabul dilekçesi ile senetlerden haberdar olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, senetteki keşideci-borçlu imzasının sahte olduğuna yönelik iddianın herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak def’ilerden olduğu, bu tür bir iddia ile menfi tespit davası açılabileceği, senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takibine konu senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davaya konu bonolardaki keşideci-borçlu imzasının davacıya ait olmadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı yan bu imzaların davacının eşi … tarafından davacının verdiği yetki ile atıldığını savunmuş, davalılardan… Ecza Deposu Paz. ve Tic.A.Ş. vekili de delil listesinin (1). maddesinde davacının eşi …’e kambiyo senedi tanzimi için yetki verip vermediği konusunda … Bankası …Kurumsal Şubesinde var ise yetki belgesinin celbini istemiştir. Bu durumda mahkemece … Bankası …Kurumsal Şubesine müzekkere yazılarak davacının eşi …’e kambiyo senedi düzenleme hususunda var ise vekaletnamesinin gönderilmesinin istenmesi, belge geldiği takdirde davacının eşine kambiyo senedi düzenlenme yetkisi verip vermediğinin içerik olarak irdelenmesi, yetki verdiği kanaatine ulaşılırsa senetlerdeki imzaların davacının eşi …’e ait olup olmadığının saptanmasından sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.