YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12082
KARAR NO : 2010/7799
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 23.3.2009
Nosu : 207-382
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı hakkında davalının işyerinde kullandığı ve ödenmeyen 2 dönem faturalı alacağın tahsili için başlattıkları takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu elektrik sayacının bulunduğu işyerini 15.4.1994 tarihinde tahliye ettiğini, kiracı olduğu 1989-1994 yılları arasında hiçbir borcu olmadığını, müvekkili sorumlu olsa dahi davacının zararın artmasına sebebiyet verdiğini bildirerek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davaya konu 1043 nolu aboneliğin davalıya ait olduğu ancak davaya konu işyerinin bulunduğu yeri 1994 yılında tahliye ettiğinden dava konusu faturaların düzenlendiği tarihte fiili kullanıcı olmadığı, dolayısıyla elektrik bedelinden sorumlu olmayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme kararının gerekçesinde davalının dava konusu dönemde dava konusu işyerinin abonesi olduğu benimsenmiş ise de, dosyada bulunan Abone Bilgisi Görüntüleme ve Borcu Sorgulama belgelerinde davalının adı yazılı olmakla birlikte abonelik sözleşmesi dosyada bulunmamaktadır. Mahkemece bu konuda yeterli araştırma yapılarak, gerekçede benimsendiği gibi davalının dava konusu dönemde abone olduğunun saptanması halinde, davalı tahliye etmiş olsa bile abonelik sözleşmesi iptal edilmediği sürece sözleşmeden doğan sorumlulukların sözleşmenin taraflarına ait olduğu, bu nedenle de davalının elektrik enerjisini kullananla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ . Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.